Genel,  Politik Hayvan

Yeni bir “Reis”e ihtiyaç mı var? İmamoğlu’na neden oy verdiğimizi unutmayalım lütfen

Biz neden İmamoğlu’na oy verdik?

Kimse hikaye anlatmasın konunun belediyecilikle alakası yok.

Yıllardır insanların içinde biriken ve hatta tortulaşan itirazların bir dışa vurumuydu verilen her bir oy.

Ama hatırlıyor musunuz Reis nasıl geldi iktidara?

Toplumun en azından bir bölümünün kendince içinde biriktirdiği tortulaşan itirazlarına cevap olduğu için.

Demokrasilerde sorgulanmayan iktidar olamaz

Haklı veya değil, zaten sorun da bu değil; ama seçmenleri de bu cevaba sımsıkı sarılarak yüzyılın başından bu yana kendisini baş tacı yaptı.

Verilen cevap o kadar cazip gelmişti ki, Vatikan’ın papaya verdiği gibi yanılmazlık payesi de verildi kendisine.

Reis hata yapmaz, reis yanılmaz, reis sorgulanmaz…Kafana yatmıyor mu? Reisin bir bildiği vardır.

Ve zaman içinde neredeyse resmileşti bu paye.

Neye itiraz ediyorduk çabuk unuttuk galiba

Sorgulayabilmek için önce kafada tadilat yapmak lazım. Bizim adımıza yine bizim oylarımızla karar verecek olanlarla aramızda hiyerarşik bir ilişki olmadığını, olamayacağını kafamıza yerleştirmemiz lazım.

Olimpos’ta oturmuyorlar yöneticiler. Senin benim aramızdan çıkan insanlar.

Düşün, Cumhurbaşkanımız politikaya girmek istemeseydi akşam evine ziyarete gittiğimiz ve n’olacak bu memleketin hali diye saatlerce muhabbet edeceğimiz Tayyip Amca olacaktı kendisi belki de.

Ya da belki babası müteahhit olmasaydı, öğrencileri olarak lakap takacağımız Body Ekrem olacaktı İmamoğlu.

Önce ezberlenmiş güzellemeler

Kötü niyetlileri bir kenara bırakın. Onlar belli ediyor zaten kendilerini. Ama sosyal medyaya bir bakın.

İmamoğlu demokrasi fatihi. Çok açık söylüyorum, seçim süreci söylevi dışında İmamoğlu’nun şu zamana kadar demokrasi adına nasıl bir fetih hareketi sürdürdüğünü bilen var mı? Benim cehaletim belki ama şahsen bilmiyorum, duymadım.

Sağlam dürüst adam İmamoğlu. Olabilir. Değildir diyemem. Ama öyledir de diyemem. Çünkü tanımıyorum. Toplumun büyük bir bölümü de tanımıyor zaten. Tanıyanlar örneklerle bu yana gelsin de anlatsın.

Kucaklayıcı İmamoğlu. Söylemde doğru herkesi kucakladı. Ama zaten seçim stratejisi olarak iki alternatifin vardır temelde. Ya kucaklayıcı gözükürsün. Ya da kendi saflarını sıklaştırma yoluna girip ötekilersin. Şimdi söylevde bunu dedi diye kucaklayıcı mı oldu? Ama herkes net bir şekilde inanıyor.

Şimdi hiç tanımadığın bir Ekrem gelse, ben demokrasi fatihiyim, dürüsttüm, sağlamım ve kucaklayıcıyım dese. A evet öylesin, bravo deyip inanır mısın?

Sakin olmak lazım. Ben de İmamoğlu’nun bu özelliklere sahip olduğuna inanmak istiyorum. Keşke herkes bu nitelikte olsa. Ama bekleyelim, görelim eğer öyleyse beraber alkışlayalım.

Sonra malvarlığı

Başkan, söz verdiği gibi malvarlığının dökümünü paylaştı. Zaten zengin bir aileden geliyor. Ortalama bir insana göre kabarık olması doğal.

İsmail Saymaz, liste burada diye sosyal medyada paylaştı. Ve eklemiş görev dönemi sonunda bakacağız listede bir değişiklik var mı diye?

Bana göre yukarıdaki tüm özellikleri taşıyan biri, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’na başlamadan evvel mal varlığının ne olduğunu da paylaşması gerekirdi. Hatta sadece kendisinin değil yakınlarının da.

Samimiyetine gerçekten inandığım İsmail Bey’in bunu eleştirmesini beklerdim. Sunulanla yetineceğini hiç düşünmedim. Yetinmediğini şahsen biliyorum çünkü.

Buna yönelik tweetine bir cevap yazmak istedim. Ama ilk olarak daha önceki cevapları okudum.

Allah’tan okumuşum. İmamoğlu’nun taraftarı olmayan birisi benim düşündüğümü dile getirmiş bile. Vay bunun üzerine kıyamet kopmuş. Nasıl sorarmış bunu? Herkes cevap verme yarışına girmiş.

İyi de adam yanlış bir şey sormamış ki. Demek ki o arkadaştan önce yazsam troll muamelesi göreceğim.

O troller bu tür sorularla geldiğinde sana fırsat yaratır; eğer gerçekten kendinden eminsen

Bırak adam sorsun soruyu. Sen de cevabını yapıştır. Tabi eğer eminsen kendinden.

Hatta bir de teşekkür edip kafana takılan başka birşey var mı diye sor.

Daha koltuğa bile oturmadan bu kutsallaştırma neden?

Eğer hiçbir somut bilgi olmadan bize sunulanı olduğu gibi kabul edersek, kime niye kızıyoruz acaba hiç düşündün mü?

Eğer biz de sorgulamazsak, sorgulanmasına izin vermezsek, itiraz ettiğimiz şeyden bir fakımız kalır mı?

Belki tek bir fark olur, Reisin adı.

Print Friendly, PDF & Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: