En sevdiğim cevap; BİLMİYORUM (Çoğu zaman +18)

Hiç cini olduğunu söyleyen biriyle konuştunuz mu? Ben konuştum buyrun aşağıda… 1

Şimdi baştan söyleyeyim. Bu yazı falcı, büyücü ya da sıradan insanlardan farklı güçlere sahip olduğunu iddia edenlerin güzellemesi değildir. Hatta sonda söyleyeceğimi başta söyleyim, bu işler uzaktan durun derim, görüldüğü gibi değil, hiç girmeyin.

Semavi dinlerde özellikle bu varlıklardan ve bu varlıklarla insanların irtibat kurmasının yasak olduğuna ilişkin hükümler bulunmaktadır. Yani toplumumuzda inanç sahibi olan kişilerin doğal olarak varolduklarına inandıkları bir takım varlıklar söz konusu. Ama isminin söylenmesinden bile korkulan “üç harfliler” hakkındaki bilgim herkesinki ile aynı. Bu nedenle benim için bir bilinmeyen alan ve merak ediyorum.

Ancak benimle konuşacak birini bulmam da kolay olmadı açıkçası. Genelde gidip konuşmaya çalıştığım kişilere “önce cinlerin mi var dediğim de” bırak boşver girme o konulara cevabını aldım.

Tabi önüme gelene sormadım. Bu camiada bilinen isimlere gittim ve sorduğumda cevap hep aynı oldu.; bir kişi hariç. Hatta kendisi ismini dahi kullanabileceğimi söylemesine rağmen ben bu yazının özendirici değil bilgilendirici olması gerektiğini düşündüğümden, isim vermeyeceğim.

İşin uhrevi kısmı bir tarafa, size de bir uyarı olsun, falcılık, büyücülük ya da benzeri faaliyetler ceza kanununa göre suç teşkil ediyor. Ancak buna rağmen Istanbul’un neredeyse heryerinde koca koca tabelalarıyla falcılık yapılan müesseseler rahatça faaliyet gösterebiliyorlar.

Yani hukuken yasak olmasına karşın bu konuda dev bir sektörün varlığı inkar edilemez. Bu demektir ki, konuya ilişkin talep hukuku da aşacak büyüklüktedir. İnsanlar falcılara gitmekteler, kimisi büyü yaptırmakta, kimisi de muska yazdırmakta, kimisi de ölen sevdikleri ile konuşabilmek için ruh çağırmaktadırlar. Yani bu konularla ilgileniyorum diye bana deli diyorsanız; neredeyse toplum halinde delirdiğimizi söylemem lazım.

Diğer taraftan son dönemlerde doğa üstü güçlere sahip olduğunu söyleyen kimselerin define bulma gibi vaadlerle insanların hayatlarına malolan bir takım faaliyetlerde bulunması, ya da bir olgu olarak özellikle manevi yönden yıpranmış kişileri istismar etmek için bu tür söylemlerin kullanılması herkesin malumu. Bu nedenle konuyla ilgili röportajı yayınladıktan sonra bir psikiyatrın da değerlendirmesini, bir süre sonra yayınlayacağım.

Neyse, siz yine de benim bir deli olma ihtimalimi gözden uzak tutmayın. Hatta röportaj yaptığım kişinin bir halüsinasyon olma ihtimalini de bir yerde tutun. Veya gerçek olsa bile karşımdaki kişinin de benim gibi bir deli olabileceğini aklınızdan çıkarmadan bu metni okuyun lütfen.

Karşımdaki insan nasıl biri?

Öyle bir dudağı yerde bir dudağı gökte, etrafında dumanlar olan biri değil. Aksine herkes gibi bir insan. Hatta tedirgin edeci herhangi bir mimik konuşma ya da tavır yok. Biraz çılgın diyebilirim. Ama yapaylık hissi uyandırmıyor. Gerçekten doğasında var. Konuşmamız sırasında bol bol güldük. Galiba biraz laubali bir adamım. Umarım kızmamıştır bana. İçten ve tevazu sahibi biri.

İlk soru, nasıl anladın ilk kez sende bir farklılık olduğunu?

15 yaşında farkettim. Daha doğrusu annem farketti. Gece uykuda havaya kalkıyormuşum. Sayıklıyormuşum ani sıçramalar başlamış. Haliyle annem endişelenmiş. Gitmediğimiz hoca kalmadı, kıza cin mi çarptı diye korkmuşlar.

Biri muska taktı, biri su içirdi, biri dua okudu, herkes bir şeyler yapdı. Ama gece yaşadığım olaylar bitmedi. Bir gün arkadaşımın annesi benden kahve falı bakmamı istedi. Ancak bırak fal bakmayı kara olursun diye annem o güne kadar kahve bile içermemişti bana. Kadın fincanın üstüne elimi koydurdu ve bir dua okuttu. İstemsiz biçimde fincana bakıp anlatmaya başladım. Sanki başka biri konuşuyor gibi.

Sonradan öğreniyor ki, babaannemin de böyle bir yeteceği varmış. Zaten çoğu zaman adeta genetik bir miras gibi aktarılıyor bu.

15 yaşında fala bakarken cinlerin var mıydı?

Varmış ama 17 yaşında öğrendim. Aslında babanneminmiş o cinler. Babannem aslı Ermenidir. Sonradan Müslüman oldu ve hacca gitti. Hacca gidip döndüğünde bırakmış bu işleri.

Siz cin diyorsunuz ama ben varlık diyorum, bu varlıklar insana bir bağlandıktan sonra eğer kişi ölürse ya da bırakırsa bir başka insana ihtiyaç duyar. Başka bir bedene yoksa yok olurlar.

Babannem bıraktığında annem bana hamileymiş. Onlar da bana musallat olmuşlar. Ama babaannem kendi iradesiyle bunu yapmamış.

Bir sonraki aşamaya nasıl geçtin?

Böyle bir şeyi duyduğumda daha 17 yaşındayım. Olaylar devam ediyor, bende okumayan başladım. Abartmıyorum 200’ye yakın kitap okudum. Okudukça da konu beni daha çok çekmeye başladı. Hatta bir kadın buldum ve eğitim vermeyi kabul etti. Kadın Kayseri’de. İlk başta istemedi beni sonradan ne olduysa kabul etmiş beni çağırdı. Ama biz giderken yolda kaza geçirdik ölümden döndük. Fakat o gün kadın kalp krizinden öldü.

Sonra o kadın rüyalarıma girdi ama hep kabus halinde. Yıkılmış kiliseler, çocuk cesetleri vs. Ben psikolojik olarak kötüye gidiyorum annem yine beni babaannemden habersiz hocaya götürdü. Hoca bir cinin bana aşık olduğunu ve bırakmak istemediğini söyledi. Ama ondan kurtulmak için bizden para istedi. Bu işte çok şarlatan var biliyorsun. Biz de inanmadık. Tamam cin olabilir ama bana niye aşık olsun. Çıktık geldik eve bir şey yapmadan.

Babaanneni mi suçladın?

Hayır suçlamadım. Ama bana dua okutup kahve falına bakan ablayı suçluyordum. Bana musallat etti diye düşünüyorum. O da duymuş bunu. Beni çağırdı. Kızım dedi, bana geldiğinde zaten sende vardı, bana da senin iyi fal bakacağını söylediler. O okuduğum dua da el verme değil sadece seni korumak için yaptım bunu.

Biz konuşurken, eve bir çocuk getirdiler, kekeliyor. Cin çarpmış ve konuşamıyor. Gel dedi bana ve odaya girdik. Bana tam yatak ucunda seninki dedi. Bir kitap verdi ve şifa vereceksin dedi. Açıp okumamı söyledi ama kitap İbranice. Ben ne anlarım İbraniceden. Zorladı ben de okumaya çalıştım. Okudum da.

Cin İbranice mi okuttu sana ?

Başka bir açıklaması yok. Çünkü ben bilmiyorum İbranice. Okudum gösterdiği yerleri. Sonra kitabı üç defa vur dedi. Ben de yaptım. Çocuk “Allah” dedi. 3 defa.

Gördün mü cini ogün, nasıldı? Yoksa görmek için belirli şeyleri yapman mı gerekiyor?

Gördüm o gün. Bir ritüele gerek olmadı kendisini gösterdi. 20-30 cm küçük birşey. Kafası kel, dili çatallı, zaten sanki duman içinde gibi. Yani denizanalarını bilirsin onun gibi. Anatomik olarak insan bedenine benziyor ama mesela 4 parmakları var elinde ve ayağında. Aslında parmak denebilir mi bilmiyorum, tuhaf.

Neyse, ben artık halüsinasyon görmeye başladığımı düşünüyorumdum ama bir yandan da deli gibi korkuyorum. Gerçekten delirdiğimi düşündüm. Oradan ayrıldım eve döndüm. Korkuyorum. Gece rüyalarımda gördüğüm kabuslar daha korkutucu ve gerçekçi olmaya başladı o günden sonra.

Genel olarak bir şekilde bu varlıklarla iletişime geçtiğinde koruma yapmak gerekir. Yani dua okumak. Çocuğun durumunu görünce aceleyle yapılmadı bu, ben de şöyle söyleyeyim kanalları olabildiğince açmışım. Sen korumasız kanallarını açarsan onlar da kolaylıkla sana yaklaşırlar.

Ne görüyordun Rüyalarında?

Tecavüzler, çocukların ölümü, savaşlar, patlayan bombalar. Yani insanın aklına gelebilecek her türlü kötülük. İyi hiçbir şey yok. Hep kötülük.

Cin mi gördürüyor? Amacı ne?

Evet o gördürüyor. Sanırım, haber vermek istiyor, kötü olanların hem unutulması kolay değil hem de engelenebilir şeyler bir kısmı. Bir nevi kendisinin neler yapabildiğini göstermek istiyor. Mesela rüyamda bir bombanın patladığını gördüm. Bir çok çocuk ölmüş. Bir gün sonra televizyonda gördüm rüyamda gördüğüm yeri ve ölen çocukları. Ama çok anlamsız geliyor çünkü dünyanın bir ucunda olacak bişeyi bana gösterse ne yapabilirim ki? Ama o bu şekilde hayatıma girmek istiyor, kendini ispatlamaya çalışıyor.

Bir gece rüyamda yıldızların üstüne binaların çıktığını görüyorum uçuşuyorlar. ve hepsi yıkılıyor bir anda. Çok korktum. Bana rüyamda hepsi yıkılacak dedi. 2 gün sonra 1999 depremi oldu mesela.

Sadece haber vererek mi müdahale ediyorlar?

Hayır bir şekilde bu varlıklarla iletişim kanalını açık tutup ilgilenirsen seni istemsiz bir şekilde yönlendiriyorlar. Mesela ben 9 Eylül Üniversitesi Matematik bölümü mezunuyum. Şimdi bile neden yazdım o bölümü anlamlandıramıyorum. Üniversiteye girdiğimde hiç de sevmedim. Ama sonradan idrak ettim ki bu işlerin içinde matematik bilgisi matematiksel düşünme çok önemli.

Peki şimdi sana desem ki bana seninle olan bu cini göster. Yapabilir misin?

Evet ama yapmam. Çünkü seninle görsel iletişime geçtiğinde ne olacağını bilmiyorum. Sana aşık olabilir ve musallat olur, sen korkabilirsin ve kaldıramayabilirsin. Bu işler öyle basit şeyler değil.

Ama şu anda bizim yaşadığımız bu ortamda değil mi?

Evet biri omzumda duruyor.

Peki sorabilir misin, onunla da ropartaj yapmış gibi olur hem, benim hakkımda ne düşünüyor?

Aslında konuşmamızın büyük bölümünde zaten onlarla konuştun. Ama şunu söyleyim, eğer senin kötü zarar verebilecek biri olduğunu düşünseler, zaten buraya gelip konuşma yapamazdık. Beni korumak için bir sürü engel çıkarırlardı ve bulaşamazdık. Ayrıca sen onları merak ettin ya onlar da seni merak etmeye başladı ilginç geldin onlara. Ama senin zarar verecek biri olduğunu düşünmüyorlar.

Bu arada çoğul konuştun, tek cinin yok muydu senin?

Hayır üç tane. Ve her birinin de ayrı bir görevi var. Biri ayak ucumda, biri omzumda diğeri ise başımda. Omzumdaki hep benimle, birini korumak için göndermezsem. Diğer ikisi ihtiyaç duyulduğunda geliyorlar.

Sanırım senin cinlerinden kurtulmak gibi bir isteğin yok.

Hayır yok. Ben onları seviyorum. Birçok kişinin hayatına olumlu anlamda söylüyorum, dokunabildik. Eğer kötü olsalardı böyle olmazdı. Zaten anlaşmamız bu şekilde.

Bildiğimiz iş sözlemesi gibi bir sözleşme mi yapıyorsunuz?

Evet onların şartları var benim de. Mesela hamile kadınlarla, ciddi ve kurtuluşu olmayan hasta kişilerle, çocuklarla onları iş gereği muhattap edececek bir ortamda bulunamam. Çünkü bu saydığım kişiler zarar görebilir. Kibir yasak, bu işi deli gibi paraya çevirmek yasak gibi.

Senin şartın ne?

Ben onların nerede ve nasıl olduklarını hissetmeyi ama görmemeyi istedim. Onlar da kabul etti. Ama istediğim takdirde görünebilirler.

Peki sadece fal mı bakıyorsun?

Hayır. Fal onlar aracılığı ile yaptığım bir iş. Bunun dışında çok yanlış bir şey ama bazen mecbur kalınabiliyor, ruh çağırma, zihin okuma, astral seyahat yapabiliyorum.

Ruh çağırma neden yanlış?

Çünkü onları rahatsız etmemek gerekiyor. Zaten yapılabilmesi de çok zor.

Fincan ve harflerle mi yapılıyor?

Hayır. Böyle yapıldığında gelen aslında ruh değil cin. Yani bu işi bilmeyen biri yaparsa başını büyük belaya sokabilir. Musallat olabilirler.

Peki nasıl mecbur kalınıyor?

Örneğin bir olayda, bundan 30 sene önce evli ve çocukları olan bir kadın ortadan kayboluyor. Bu zamanda kadar da bulamıyorlar. Bana geldiler. Ben de bakmayı kabul ettim. İletişime geçtiğimizde bana o olduğunu ispat edecek bilgileri verdi. Aile de onayladı.

Transa mı geçtiniz?

Evet.

Sonra?

Kadın 3 kişi tarafından kaçıldığını ve öldürüldüğünü söyledi esas olarak. Cesedinin nerede olduğunu filan. Düşünün 30 yıldır kayıp iyi gizlenmiş bir ceset var. Aile de bulamıyor. En son çare bu. En azından ailenin kafasında soru işareti kalmıyor.

Eğer bu dediğiniz doğruysa, o zaman birçok vakanın aydınlatılmasında sizden faydalanabilirler.

Polis değil ama birçok devlet gizli servislerinde zaten medyumları kullanıyor.

Birinci Bölümün Sonu

2.30 saatlik bir sohbetimiz oldu. Bu nedenle uzun konuşmamızın hepsini aynı gün yayınlamamaya karar verdim. Hatta biraz tadımlık olsun istedim ilk bölüm. Neler mi olacak ikinci bölümde? Cin çeşitleri, cinlerle cinsel ilişki, cin çarpması, zihin okuma, zihin yönlendirme, astral seyahat, ruh çağırma daha detaylı biçimde ve başka bir çok ilginç konu.

Print Friendly, PDF & Email
%d blogcu bunu beğendi: